Aptallıktan öte yeni bir hastalık var ortalıkta. “Hayâl Gribi”. Kuş gribi ve yeni yetme domuz gribinden daha yaygın, bulaşıcı ve usandırıcı. Hani şöyle bir yere oturarak ağız tadıyla bir çay içmeye kalksak, bu grip mikrobu ya yan masadan ya da aklını fikrini başkalarıyla bozmuş gevezelerden bulaşıyor. Bu gribin kulaktan kulağa bulaştığını, söylememde yarar var mıdır bilmiyorum?
 
Kişi; kendinde değil de kendi zihin merkezi dışında gelişen veya geliştirilen dostluk, arkadaşlık, gündem, güncel durum, haber, siyasi güç, ün, istek ve arzularda mutluluğu aradığında, aslında öz mutluluğunun direncini kırmaktadır.  Bu direnç kırılmasından sonra kişi biraz “gevezelik” sendromuna, sonrada “hayâl gribi”ne yakalanır. Hele hele ilişkilerde menfaat kırıklığı veya kırgınlığı yaşanmışsa” kronik durum” artık kaçınılmazdır.
 
Hayâl Gribinin tedavisi mümkün ama uzun sürelidir. Kendi hayat ve hayâl gücümüzün etkin varlığı  mutluluğumuzun gerçek kaynağıdır. Zihnimizin, bu gerçek kaynağın emrinde olması tedavinin en etkin ilacıdır. Biraz düş, çok okuma ve kendimizi tanıma gayreti ile en çok irade; meselenin özü bu…
 
Diyeceğim şu ki; zaman, kişisel boşluğu kaldırmaz, düşünüz varsa aklınızın yanında bulunsun!

H. İhsan SÖNMEZ

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile